28 Nisan 2010 Çarşamba

yeni sürüm künefe

Benim için komik bir anı,hem de çok…

Konya’da birgün ve kalabalık bir akşam yemeği.Yemektekiler ise hafife alınmayacak türden;Mühendislik Fakültesinden bir profesör,İş Bankası müdürü,Konya’nın seçkin iş adamlarından biri ve onların bir yakını olan Ali Bey amca,hepsi ailecek,tam 13 kişiyiz.Onlar bana çiğ köfte yapacak bense onlara Hatayımızın o nefis künefesini…

Herkes heyecanlı, ben de çok daha heyecanlıyım…Hem ilk kez çiğ köfte yiyeceğim hem de o seçkin kalabalığa künefe yapacağım için.Üstelik bu daha önce planlanmış bir program olduğu için ben künefeyi ve peynirini Hatay’dan getirmiştim.İşe künefeyi açmakla başlıyorum.Aman Allah’ım o da ne künefe yeşilin hiç görmediğim bir tonuna bürünmüş,nasıl olur oysa ki ben onu dolapta muhafaza etmiştim…Neyse sağolsunlar hemen çıkıp akşam akşam künefe buldular.Ben o kısa şok ve mahçubiyetten sonra devam ettim işime..

Yemeğe kadar künefeyi fırına vermeyi planlıyorum. Künefeyi özenle bastım ve fırına verdim, şerbetini de ocağa koydum oh be içim rahat.Veeeeeeeeeeee o güzelim çiğ köfteler hazır haydi yemeğe.Yemek faslı o hoş insanlarla biraz uzun sürmüş olmalı ki bir anda eyvahhh şerbeti ocakta unuttum diyip fırladım mutfağa.(Neyseki künefemizi unutmamıştık). Ocaktaki tencerede ne su ne de şeker vardı. Oooffff biri şaka yaptım desin,tencerede bembeyaz kaya parçacıkları var sanki…O anki mahcubiyetim görülmeye değerdi ve çok komiktim.Sağolsun ev sahibi o yüksek sabrıyla beni teselli edip kayacıkları söktü tencereden ve tekrar şerbet koydum ocağa.Bu kez başından ayrılmıyorum ama, o gizli eller gelip yine birşeyler yapacaklar,yine bir aksilik olacakmış gibisine.Evet sonunda künefe ve şerbeti hazır, son aşama kaldı dilimleyip şerbetini dökmek.Tam şerbetini döküyorum o da ne herzamanki ölçüm nasıl olur da az gelir.Neyse artık daha fazla kendime eziyet etmiyeyim diyorum ve “Nasılsa burdakiler Hatay’da künefe yememiştir farzet ki künefe bu…” diyorum.Servis yapıp yemeye başlıyoruz o sıcacık,misss gibi künefeyi..

Ah Ali Bey amca bir de sükunetini bozmasan ne iyi olurdu. Demez mi “evladım ben seneler önce Hatay’a bir gittiğimde yemiştim künefe ama sanki daha şireliydi,bu biraz yavan mı ne…” deyivermez mi. :) Ben de artık buna diyecek bir şey bulamayınca “yenisi böyle “ deyiverdim ve o an kahkahalar havada patladı…Bende mahcubiyetle karışık bir kahkaha tufanı…

Sonra benim künefenin adı oldu yeni sürüm künefe :) Ama sonrakiler has Hatay künefesi oldu eski sürümden... :)

- Esra -

5 yorum:

çağrisma dedi ki...

> Allah'tan senin yaptığın yaptığın künefeleri yemiyoruz... :P

Hatice dedi ki...

O geceyi yaşamış biri olarakkendine haksızlık ettiğini düşünüyorum birtanem.Evet bazı talihsislikler oldu,künefenin birazcık tatlısı azdı ama onun gerçekten mükemmeldi.O bir istisnayı.Onun dışında yaptığın çok güzel yemekleri,pastaları unutamam.Bu konularda üstün bir becerin olduğu bir gerçek.

Esra dedi ki...

Canım benim teşekkür ederim o geceyi yaşayıp da hala böyle düşünmene sevindim:)o gece tüm becerimi kaybettiğimi düşünmüştüm bir an.Ama anladım ki ne kadar heyecan o kadar aksilik, rahat olmak lazımmış...Ayrıca yaptığım künefeler herkese de kısmet olmaz zaten...

cimcimecce dedi ki...

hahahha:DDD böyle önemli günlerde hep aksilikler olur ah be Ali bey amca napptınn bee:))

Esra dedi ki...

Sorma cimcimecce:)hep böyle günlerde bulur her aksilik...